Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
6 tane "türk" etiketli yazı bulundu "türk" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bayanlar yaz geliyor diyet yap sağlıklı zayıfla

Tarih 03 Haziran 2008, 10:58. Yazan keyifliblog.  
Etiket: beslenme, bilim, diyet, erkek, güzel, gıda, haber, haberler, içecek, kadın, moda, sağlık, soya, süt, teknoloji, türk, türkiye, zayıflama, ünlü

1 - Kilo gözlemcileri diyeti
Kendi diyetisyeninizin belirleyeceği programa ve vermeniz gereken kiloya göre istediğiniz her şeyi yiyebilirsiniz. Ancak burada önemli olan yağ, protein ve lifli besinleri bir dengede tutmak. Eşit oranlarda ve aşırıya kaçmadan herşeyi yiyebilirsiniz. York Düşesi Sarah Ferguson,bu diyeti tüm dünyaya tanıtan kişi oldu.

2 - Bölgesel zayıflama diyeti
Protein ve karbonhidratlı besinlerin hepsinden istenildiği kadar yenebiliyor. Dikkat edilmesi gereken şey,yağlı yiyeceklerden uzak durmak. İnsülin seviyesini ayarlayıp acıkmayı kontrol ederek bölgesel zayıflama sağlanıyor.Jennifer Aniston,Kristie Alley ve Matt LeBlanc bu diyeti uygulayanlar arasında.

3 - Karbonhidrat diyeti
Et,deniz ürünleri,yumurta,peynir,sebzeler ve tereyağı yiyebilirsiniz. Günde bir öğün olmak kaydıyla da "karbonhidrat ödül yemeği" yiyebilirsiniz. Bu diyeti deneyenler arasında,ünlü oyuncu Rosie O''Dennel ve talkshow sunucusu Oprah Winfrey var.

4 - Atkins diyeti
Et, deniz ürünleri, tavuk ve hindi gibi kümes hayvanlarının eti, peynir, krema ve bazı sebzeler yiyebilirsiniz. Makarna, ekmek ve pirinç kesinlikle yasak. Meyve çok az miktarda alabilirsiniz. Ünlü oyuncu Whoopi Goldberg ve Enerji Bakanı Bill Richardson Atkins diyetini uygulayanlar arasında. Doktor Atkins, bu rejimiyle,karbonhidrat seviyesini düşürerek vücudun enerji gerektiğinde yağları yakmasını sağladığını belirtiyor.

5 - Andrew Weil Diyeti
Taze meyve ve sebze, balık, soyalı besinler, makarna, zeytinyağı, yeşil çay, patates, fındık, bol miktarda peynir ve yoğurt yenebilir. Doktor Weil,diyetinin yalnızca kilo kaybetmek için değil sağlıklı yaşamak için de geçerli olduğunu söylüyor.

6 - Şeker diyeti
Tavuk, hindi, balık, kırmızı et ve peynir, krema ve tereyağı aşırıya kaçmadan yenilebilir. Şeker kesinlikle hiç alınmayacak. Patates, pirinç ve mısır da yasak. Bu diyetin en ünlü uygulayıcısı, Elizabeth taylor. Belli bir grup besini yiyeceklerin arasından çıkarmaya gerek kalmadan ölçülü beslenerek zayıflamayı sağladığı belirtiliyor.

7 - Hızlı zayıflama diyeti
Az yağlı besinler ve bu diyeti hazırlayan uzmanların belirleyeceği yiyecekleri,günde en az iki öğünde yemek gerekiyor. Diyeti hazırlayan şirketin başkanı Marc Covent, "Dengeli beslenme ile sağlıklı zayıflamayı sağlıyoruz" diyor.

0 yorum.

Yaz geldi.Piknikciler Kenelere dikkat

Tarih 03 Haziran 2008, 10:51. Yazan keyifliblog.  
Etiket: asalak, dead, doktor, gezi, gıda, haber, haberler, hasta, hastalık, hayvan, kabus, kene, keyif, orman, piknik, sazlık, sağlık, tedavi, türk, türkiye, tıp, yaz, ölüm, ünlü

keneboyut Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?

Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

Kimler Risk Altındadır?

Hastalık genellikle meslek hastalığı şeklinde karşımıza çıkar.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar
Veterinerler
Kasaplar
Mezbaha çalışanları
Sağlık personeli özellikle risk gurubudur.
Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.

0 yorum.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?

Tarih 03 Haziran 2008, 10:48. Yazan keyifliblog.  
Etiket: asalak, doktor, gıda, haber, haberler, hasta, hastalık, hayvan, kene, piknik, sağlık, tedavi, türk, türkiye, tıp, ünlü

 Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, ölüm oranı hala yüksektir.

Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler. Kenelerin, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

Kimler Risk Altındadır?
Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar risk altındadır

0 yorum.

Kırım Kongo’dan sonra simdi de ‘Lyme’ tehlikesi

Tarih 03 Haziran 2008, 10:33. Yazan keyifliblog.  
Etiket: asalak, doktor, gıda, haber, haberler, hasta, hastalık, hayvan, kene, piknik, sağlık, tedavi, türk, türkiye, tıp, ünlü

Kırım Kongo nedeniyle onlarca kişi hayatını kaybederken, kenelerin yaydığı ikinci hastalık da halkı tehdit ediyor. Beykoz’da kene tarafından ısırılan 3.5 yaşındaki C.B.’ye felce bile yol açabilen Lyme teşhisi kondu. Hastalık iki Türk’te daha görüldü

Türkiye, Kırım Kongo üzerinden gelen kenelerin yarattığı vakalara karşı bilinçlenmeye çalışırken, ABD, Ukrayna ve Bulgaristan’dan ithal edilen kerestelerle taşınan yeni bir tür kene halkı tehdit etmeye başladı. Beykoz’da kene tarafından ısırılan 3.5 yaşındaki C.B.’ye GATA’da ‘Lyme’ teşhisi konulurken, Sağlık Bakanlığı, “Bize böyle bir bildirim olmadı. Hastalık Türkiye’de yok” yanıtını verirken uzmanlar hastalığın Türkiye’de de görüldüğünü anlattı.

Lyme hastalığını görünür kılan vaka, Beykoz’da 3.5 yaşındaki C.B.’nin 9 Mayıs tarihinde, sağ kolundan bir kene tarafından ısırılmasıyla başladı. Küçük çocuğun anne ve emekli asker babası durumu fark eder etmez C.B’yi Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne (GATA) götürdü. Burada ilk müdahalenin ardından minik hasta taburcu edildi. C.B.’yi yakından takip eden anne ve baba küçük çocuğun kolunda bir kızarıklık fark ederek 24 Mayıs’ta tekrar GATA’ya götürüldü. Burada uzmanlara internette araştırma yaptıklarını ve kene ısırması vakalarında bu tür kızarıklıkların Lyme belirtisi olabileceğini söyleyen anne ile baba endişelerinde haklı çıktı. C.B.’ye Lyme teşhisi konarak hemen antibiyotik tedavisine başlandı. GATA’daki doktorlar ilk kez karşılaştıkları bu vakaya kısa sürede koydukları teşhis ile C.B.’nin sağlık durumunu kontrol altına almayı başardı.

ZOR TEŞHİS ETTİLER!

Özel bir firmada çevirmenlik yapan 33 yaşındaki Emre Tekin de kene ısırması sonucu Lyme’ye yakalanan vatandaşlardan biri. Tekin “2006 yılında Anadolu yakasında kene tarafından ısırıldım. Bir süre sonra kaslarımda meydana gelen seyirme eklem ağrıları ve batma hissiyle doktora gittim ancak iki enfeksiyon uzmanı teşhis koyamadı. Ankara Bayındır Hastanesi’nde tanı kondu ve 8 ay tedavi sonrası sağlığıma kavuştum” dedi. 2007 yılında kene tarafından ısırılan 37 yaşındaki Royan Aydın da Lyme atlatan vatandaşlardan. Aydın, “Bende halka 10 gün sonra oluştu. Belli bir büyüklüğe geldikten sonra sadece kaşıntı kaldı ve halkanın içindeki renk yeşile döndü. Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde iki ay boyunca tedavi oldum” diye konuştu.

MENENJİT VE KARACİĞER YETMEZLİĞİNE YOL AÇIYOR

Lyme hastalığı ile ilgili Türkiye’de ciddi çalışmalar yapan Ankara Bayındır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Yaşar Anlar, hastalığın 1980’lerde Amerika’da ilk tanımlandığını dile getirerek “Zamanında tanı koyulduğunda tedavisi olan bir hastalıktır. Ancak teşhis hataları hastalığın ilerlemesine neden olabilir. Kalp ritm bozukluklukları, şişlik, menenjit, göz rahatsızlıkları, karaciğer yetmezliği gibi hastalıklara yol açabilir” diye konuştu. Türk Enfeksiyon Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nezahat Gürler de Lyme’nin Türkiye’de çok ender görüldüğünü belirterek, “Hastalığı İstanbul’da daha önce hiç duymadık. Kırım Kongo taşıyan keneler virüs taşırken, Lyme hastalığına neden olan keneler ise bakteri bulaştırıyor. Ulaşımın globalleşmesiyle bu hastalık dünyada da yaygınlaşıyor” dedi.

0 yorum.

Açık büfe iftar ‘hasta’ ediyor

Tarih 24 Eylül 2007, 23:27. Yazan keyifliblog.  
Etiket: açık büfe, başağrısı, haber, hayat, iftar, iftariyelik, insan, migren, oruç, ramazan, sahur, sağlık, tedavi, türk, türkiye, yaşam


Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Tetiker, son günlerde sindirim sistemi rahatsızlıkları şikayetleriyle hastanelere başvuran hasta sayısının arttığını söyledi.acikk

“İlk gıdanın mideye girmesinden 15 dakika sonra mideden beyine tokluk sinyalleri gider. Bu nedenle yemeğe bir tabak salata ile başlanmalı, ardından sıcak yemeklere geçilmeli. Böylece kişi daha az yiyerek kendini tok hisseder” diyen Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Tetiker, “Mide 3 ile 3.5 saatte boşalır. Bu süreden sonra vücut metabolizması açlığa bağlı olarak yavaşladığından oruç tutmak, zayıflatmak yerine kilo alımına da neden olabilir” uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Tetiker, oruç tutmak kadar sağlığı korumanın da bir ibadet olduğunu, bu nedenle vücut metabolizmasının bozulmaması için ramazanda diğer aylara göre sağlıklı beslenmeye daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Önceleri otellerde uygulanan, bugün lokantalarda da yoğunlukla görülen açık büfe uygulamasının, yeme isteğini tetiklediğini vurgulayan Prof. Dr. Tetiker, şunları söyledi:
“Açık büfe uygulamasında kişi her yemekten ve tatlıdan tat almak istediğinden, yemenin dozu kaçabiliyor. Buna bağlı olarak son günlerde üniversite hastanesindeki polikliniklerimize sindirim sistemi rahatsızlıkları nedeniyle başvuran hasta sayısında yoğunluk görülüyor. Bu şikayetlerde mide ağrısı, yanma ve batma hissi, hazımsızlık, şişkinlik ilk sıralarda yer alıyor. Vücudun su kaybına bağlı olarak ishal şikayetleri de oldukça fazla. Her polikliniğe günde 8-10 hasta iftarda bilinçsiz beslenme nedeniyle başvuruyor.”

Prof. Dr. Tetiker, açık büfenin neden olduğu dezavantajları asgari düzeye indirebilmek için yemeğe bir tabak salata ile başlanması önerisinde bulunarak, “İlk gıdanın mideye girmesinden 15 dakika sonra mideden beyine tokluk sinyalleri gider. Salatadan sonra sıcak yemeklere geçilmeli. Böylece kişi daha az yiyerek kendini tok hisseder” dedi.

“ORUÇ ŞİŞMANLATABİLİR”
Prof. Dr. Tetiker, bilinçsizce beslenmenin, özellikle de sahura kalkmadan oruç tutmanın ramazanda kilo alımına da yol açacağının unutulmaması gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Mide 3 ile 3.5 saatte boşalır. Bu süreden sonra vücut metabolizması açlığa bağlı olarak yavaşladığından oruç tutmak zayıflatmak yerine şişmanlatabilir. Bunu önlemek için sahura mutlaka kalkılmalı. Sahura kalkıldığında bile yaklaşık 12 saati bulan açlık süresinde vücut su da kaybettiğinden başta ishal olmak üzere mide ve bağırsak rahatsızlıkları görülebilir.”

Prof. Dr. Tetiker, uzun süren açlığın vücut direncini düşürdüğünü, kan şekeri dengesini bozduğunu ve bunlara bağlı olarak dikkat dağınıklılığına ve unutkanlığa da yol açtığını belirterek, şöyle devam etti:
“Dikkat dağınıklığı, başta trafik kazaları olmak üzere telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Bu nedenle ramazan boyunca rutin sağlık kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerekir. Ağız kuruluğu, çok su içme isteği, sık tuvalete çıkma, ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, üşüme, yanma gibi bulgular açlık kan şekerinin normalden yüksek olduğunu gösterir. Açlık kan şekerinin normalin altına inmesi durumunda ise çarpıntı, soğuk terleme kişinin kendini bitkin hissetmesi, bulantı, acıkma hissi gibi bulgular ortaya çıkar. Bu belirtiler mutlaka dikkate alınmalı.”

0 yorum.

Oruç tutarken baş ağrısı mı çekiyorsunuz?

Tarih 24 Eylül 2007, 23:24. Yazan keyifliblog.  
Etiket: açık büfe, başağrısı, haber, hayat, iftar, iftariyelik, insan, migren, oruç, ramazan, sahur, sağlık, tedavi, türk, türkiye, yaşam


Oruç tutan kişilerin sık sık baş ağrısı şikayetinden yakındıkları görülür. Sahura bağlı olarak uyku düzenindeki değişiklikler ve Ramazan’da sağlıklı beslenme kurallarına bağlı kalmamak baş ağrısının en önemli nedenini oluşturur.


oructutNormal zamanlarda hiç baş ağrısı yaşamayanlar bile Ramazan’da baş ağrısından muzdarip olabiliyor. Migreni bulunanlarda ise durum daha dayanılmaz bir hal alabiliyor.

RAMAZAN’ DA BAŞ AĞRILARI ARTIYOR
Ülkemizde Ramazan ayında nöroloji polikliniklerine ve acil servislere, migren krizi nedeni ile başvuruların arttığını söyleyen Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, “Aç kalmanın, öğün atlamanın veya oruç tutmanın beyindeki hangi mekanizmayı tetiklediği bilinmemektedir. Ancak birçok hasta aç kalmanın migren krizine yol açtığını söylüyor” diyerek migreni olanların oruç tutmamalarını önerdi. Özkardeş şöyle devam etti:

BESİNLER MİGREN ATAKLARINI TETİKLEYEBİLİR
Migrenin uzun yıllar sürecek ve ilaç kullanmayı gerektirecek bir hastalık olabileceği ve bu ilaçların ciddi yan etkilere neden olabileceği düşünülürse, migren atağını engelleyebilmek önem kazanmaktadır. Eğer migren ataklarını tetikleyen bir gıda varsa ondan kaçınmak gerekir. Açlık migreni başlatabiliyorsa, düzenli bir şekilde sık küçük öğünler alınmalıdır. Bu nedenle açlığın tetiklediği migren ağrıları olan hastaların oruç tutmaları sağlıkları açısından sakıncalıdır. Oruçlu iken ağrıyı çekmenin yanında, gerekli tedavinin yapılamaması da ayrı bir konudur. Oruçlu iken yaşanılan migren ağrısının maluliyeti, normal zamanda olabilecek migrenin maluliyetinden daha fazla olacaktır. Açlık ile migreni etkilenmeyen hastaların oruçlu olmaları problem yaratmaz.

Her insan hayatı boyunca en az 3 kez şiddetli baş ağrısı yaşamaktadır. Baş ağrıları, geniş bir hastalıklar grubudur ve birçok türü bulunmaktadır. Migren ve gerilim tipi baş ağrıları, 2 önemli ve sık grubu oluşturmaktadır.
Migren erkeklerin yüzde 6 ve bayanların yüzde 18’inde görülür. Migren, ataklar halinde gelen, saatlerce sürebilen, genellikle başın bir tarafını tutan ve zonklayıcı tarzda ağrıya neden olan bir hastalıktır. Ağrı sırasında bulantı olabilir. Ayrıca hastalar ışığa, gürültüye ve kokulara karşı hassas olabilirler.

Migren atağını başlatabilen veya atak geçirme riskini artıran bazı özel durumlar vardır. Bunlara migren tetikleyicileri denilmektedir. Bunlar migrenin nedeni değildirler, fakat migrene neden olan sinir sistemi olaylarını aktif hale geçirirler. Her migren tetikleyicisi, tüm hastalarda ağrıya neden olmaz, aynı hastada da aynı faktör her zaman ağrıyı başlatmayabilir. Baş ağrısı günlükleri tutarak, bu tetikleyici faktörler belirlenebilir. Eğer bir tetikleyici belirlenebilmişse, ondan kaçınarak atak riskini azaltmak mümkün olabilir.

Yaygın migren tetikleyiciler
* Öğün atlama veya oruç
* Çikolata
* Beyaz peynir
* Alkol/kırmızı şarap
* Aşırı kahve
* Aşırı uyku
* Çok az uyku
* Parlak ışıklar
* Büro ışıkları
* Parfümler,
* Kimyasallar
* Adet görme
* Hormon tedavisi
* Doğum kontrol ilaçları
* Stres
* Çocuk sahibi olma
* Ölüm
* Mali problemler

0 yorum.